Çekmece
Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi 1959’da kuruldu. Başlarda iyi maaş
alıyorduk. Merkeze her yıl taze kan, üniversite mezunu kaliteli gençler
imtihanla alınırdı. Çekmece başlangıçta İranlı, Pakistanlı talebelere deneysel
gama ışınlarını ölçmesini öğretiyordu.
1969’a
kadar işler iyi gidiyordu. 1968 olayları Çekmece’yi çok sarstı. Gençler
alınmamaya başladı. Birçok reaktör fizikçisi genç, reaktör kalbindeki %96’lık
zenginleştirilmiş uranyumu %20’ye düşürmek için Amerika’ya çağrıldı. Çekmece
Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi’nin müdürleri boyuna değiştiriliyordu. Aynı
şekilde Atom Enerjisi Kurumu Başkanları da çok sık değiştiriliyordu. Bu
başkanlar maalesef üniversitelerden geliyordu. Kurum başkanlığında ortalama
kalış süreleri 1.6 sene civarında idi. Üniversiteden 1-2 yıllık izinli olarak
bu kurumun başında kalınır mı? Gerek Çekmece’de, gerekse Kurum’da çok ciddi anlaşamamazlıklar
ve çekişmeler oluyordu. Maaşlar olduğu yerde sayar oldu. Alet alınmıyordu, E5’e
bağlanacak, rant getiren villalar yapılacak, TÜBİTAK’a bağlanacak, ODTÜ’ye
bağlanacak gibi söylentilerin sonu gelmiyordu. Bölümler çok zengindi, birim
haline dönüştürülerek küçültüldü. Genç araştırmacılar alınmadı. Ayrılanlar,
vefat edenler oldu. Bazı çok değerli elemanlar yabancı ülkelere yerleştiler.
İlmi yayınlar tavsadı. Deneysel çalışmalara (üniversitelerimizdeki gibi) önem
verilmedi. Teorik çalışmalara karşın deneysel çalışmalar yok denecek kadar
azdı.
Bizimle
nükleer alana aynı zamanda başlayan Güney Kore, bu zaman aralığında 1000 MWe
gücünde atom reaktörleri satacak duruma gelirken, biz dünya ikincisi iken
Eskişehir’deki nadir toprak elementlerine (17 adet) ve 380.000 ton Toryumumuza
elimizi dahi dokunamadık. Yıllık cebimizde kalan para 75 milyar dolar olacaktı.
Petrole ve doğal gaza oluk gibi para gitmeyecekti. Bir atom reaktörünün ömrü 60
yılsa, bir doğal gaz santralının ömrü 17 yıl mıdır?
Not:
Değerli profesörlerimiz, TV konuşmalarında ajanlar tarafından sürekli
hırpalandı. Çekmece’den Dr. Gül Göktepe, bu ajanlarla TV önünde çok başarılı
bir şekilde yıllarca savaştı.
30.12.2017
Doç.Dr.Çetin ERTEK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder