..

..
..

5 Haziran 2017 Pazartesi

ÇEKMECE NÜKLEER ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ’NDE DENEYSEL REAKTÖR FİZİĞİ ÇALIŞMALARI VI


TR-I reaktöründeki çalışmalarım devam ediyor, sene 1971-72’lerin başları. TR-I reaktörü için “boşluk katsayısı” ölçmelerimde bulduğum sonucu o sıralarda Çekmece’de çalışan teorikçi Tolga Yarman (MIT mezunu) ile müzakere ettik. O bir TİLKİ Kodu yazdı, hesap sonucunda %300 hata çıktı. “MIT’den aldığın diplomayı elinden alırım ha!” dedim, tekrar hesap etti, %34 fark çıktı. Sonra başka büyüklükleri ölçtük. Ben tek başıma reaktör çalışmazken, reaktör kalbine vinçle indim, bazı ölçüler aldık. Reaktör sıcaklık katsayısı ölçme hazırlıklarına giriştik. Teorik çalışanlar 10-12 kişi kadardı. Deneysel çalışanlar ben, yanımda Arif İşyar, sonradan katılan Temel Çeltik. 12 kişiye karşı 2-3 kişi. İdarenin deneye verdiği önemi güzel anlatan iki rakkam (!). Çok değerli Mehmet Turgut benim yanımda çalışmak istedi, ama idare buna izin vermedi.
Çekmece’nin 1977’ye kadar yaptıkları, ilmi raporlar listesinden bulunabilir. Bulunamıyorsa bu çok ayıptır. Avusturya’da şahit olduğum bir olayı size anlatmanın tam zamanı. İlim ve teknik müzesini geziyorum, büyük bir salonda 5 adet 4.5-5 metre boyunda çok güzel yapılmış gemi maketlerini gördüm. İlgili memura “sizin denizde limanınız yok ki, ne bu gemi merakınız” diye sorduğumda, “bizim limanımız vardı, biz harpte bu limanı kaybettik ama inşa ettiğimiz bütün gemilerimizin bizde çok zengin arşivleri vardır, onlara, çizimlere, bütün detaylara ait bilgilerimizi çok iyi saklarız, gerekirse gene inşa ederiz” dedi. Hayran kaldım.
Biz bilgilerimizi üretemiyoruz, üretsek bile koruyamıyoruz demektir. Ben bu arada, radyo-izotop üretimi bölümü için, ışınlama yaptıkları noktalarda, mutlak termal nötron akısını hassasiyetle ölçtüm. Ölçünün çok dikkatle yapılması gerekiyordu, zira sonuçlar direkt olarak hastanın tedavisinde kullanılıyordu. Mutlak nötron akısı için, akısı bilinen primer standart bir referans noktası olmalıydı. Buna, BNL’den gelen Amerikalı uzmanlar (Dr.Herbert Kouts, Vance Sailor) karar verdiler. BNL’deki standard pil standard olarak seçildi. Orada ışınlanmış ince altın foil, aktivitesi bitmeden, sıcağı sıcağına, Çekmece’ye uçakla getirilip, özel izinle gümrükten geçerek aletlerimizde sayıldı. Altının yarı ömrü 2.7 gün olduğu için termal nötron akısını ölçmeye elverişli idi. Tatbik edilen metod “mukayese metodu” dur. Orada bilinen akıda ışınlanan altın foil, burada bilinmeyen akıda ışınlanan altın foil ölçmeleri ile mukayese edilerek, çok basit bir orantı ile bulunur. bunun için biz de parafinden standard pil yaptık. Ortasında foilleri ışınlayacağımız bir düzenek vardı. Bizim 10 Kürilik (Pu+Be) kaynağımız ortada alüminyum bir boru içinde nötronlarını parafine veriyordu. Çekmece’deki nötron akısını 8.5 x 104 olarak bulduk. Bu değeri, bir de mukayese metodundan bağımsız olarak (β,Ծ ) coincidence elektronik devresi ile ölçtük. Gene aynı değer bulundu. Bir de üçüncü metod olarak, GM’in 8 parametresini ayrı ayrı ölçerek Geiper-Müller sayacı ile ölçtük. Amerika’lıların verdiği değerde bazı farklılıklar bulduk. Onlar pillerini standard hale getirirken altın yerine Uranyum foil kullanmışlar. Bu da hatanın sebebi olarak ortaya çıktı. Dr. Herbert Kouts, bana dönerek “şimdi sen bizim standart pili standardize etmiş oldun, tebrik ederim” dedi. Bir ölçüye, 3-4 koldan (bu kollar birbirinden bağımsız) girişirseniz mükafatını görürsünüz. TR-I reaktörünün birçok noktasında, radyo-izotop bölümünün istekleri doğrultusunda nötron akılarını dikkatli bir şekilde ölçtük. Bilhassa izotop bölümü için yapılan ölçüler, insan hayatı ile direkt ilgili olduğundan çok büyük ihtimamla yapılmıştır. Ölçüler İzotop bölümünün kendi bağımsız ölçüleriyle uygunluk halinde bulunmuştur. Bazı ölçme foillerinde, altının saf olmadığını da tesdpit ettik. Amerika’dan Dr. H.Kouts bize çantasında saf altın da getirdi.
Bu husustaki ölçülerim 6 adet dahili raporla (memorandum) ayrı ayrı anlatılmıştır. TR-I reaktörünün kenarlarında birbirine paralel iki ışınlama tübü vardır. Burada nötron akısı biraz fazladır, çünkü reaktör kenarından çıkan hızlı nötronlar kenardaki su ile karşılaşır ve termalize olurlar, yönü yavaşlar. Bundan dolayı buradaki yavaş nötron akısı artar. 15-20 cm uzunluğundaki bu tüplerin uçlarında termal nötron akı dağılımı yerel değişiklikler göstermektedir. Bu dağılım Kobalt tellerle hassas bir şekilde ölçüldü ve memoranduma geçirildi.
03.06.2017
Doç.Dr.Çetin ERTEK


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder